ARI ÜRÜNLERİ NELERDİR?
1-BAL
Sağlık
ve beslenme düzenimizin şifalı cevheri BAL, arıların
ilk akla gelen ürünüdür. Binlerce çiçeğin kucağında
toplandığı şekerli özleri,kursağındaki salgılarla
karıştırarak bal haline getiren arı onu yine kendi
bünyesinden salgılayarak yaptığı petek gözlerine doldurur.Petek
gözlerinin esası,balmumum dediğimiz cevherdir.Arı
;kovandaki bal ve polen dediğimiz çiçek tozlarını
yiyerek , bu mumu vücudundan terleyerek çıkarır; sonrada
karın halkalarındaki küçük mum pulcuklarını ağzına
alarak ,bir mühendis gibi petek gözlerini inşa eder.
Çerçeveli
modern kovanlardaki bir arı ailesi bir yılda verdiği
bal miktarı senelerin ve kovanların ortalaması olarak
20-30 kilodur. Gezginci arıcılık yapanların ortalaması
35-40 kilodan aşağı düşmez.İyi derecede Teknik Arıcılık
bilgisine sahip olanlar ise 1 kovandan 50-60 kilo
ve hatta bazı müsait geçen yıllarda 80-100 kilo bal
alınabilmektedir.
Tahta
–Sepet—oyma kütük (Kavran) veya topraktan yapılmış
gibi kovanlardan alınan bal ise 5-l5 kilodur.
2-POLEN
Çiçeklerin
ortasında bulunan erkek üreme hücrelerine polen denir.Ancak
mikroskop altında görülebilen bu hücreler 10 yıl dayanabilecek
kadar canlıdırlar ve o bitkinin tüm genetik özelliklerini
taşır ve döllenmeyi sağlayarak nesillerinin devamını
temin ederler.
Arılar
yavru halinde iken beslemek üzere gözlere konulan
süt,aslında bal ve çiçek tozu karıştırılarak hazırlanır.İlkbaharda
görürsünüz;araka bacaklarındaki sepetçiklerinde toplu
iğne başı kadar polen bulunan arılar kovanlara girer.Polen
yavruların baş gıdasıdır.Bizim yiyeceklerimizde etin
yerini tutar Polen.Ama son yıllarda insanoğlu,arının
getirdiği bu Polene de el attı.Çünkü bilhassa bazı
bağırsak hastalıklarında ,yaşlıların prostatında ,beslenme
bozukluklarında ,polenin şifalı olduğu anlaşıldı.
Zira;polende
proteinler karbonhidratlar,mineral maddeler,organik
ve serbest amine asitler, nukleid asit, anzim ,vitamin
karotenaidler , flavinoidler ve gelişme regülatörleri
yüksek oranda vardır.İnsan diyet ve beslenmelerinde
de çok kullanırlar,kıymetli bir arı ürünüdür.
Böyle
olunca arıcılar ,kovanların giriş deliği önüne ve
dip tahtasına elekli tuzaklar koydular.Arı bu tuzaktan
geçerken arka bacaklarındaki çiçek tozu yumağı takılarak
düşüyor.Böylece bir kovandan 15-20 kilo çiçek tozu
almak mümkün olabiliyor.Aslında bir kovanın bir mevsimde
getirdiği çiçek tozu 50-60 kiloyu bulur.
Tıbbi
besin değeri başka hiçbir madde ile kıyaslayamayacak
kadar güçlüdür.Örneğin;Saf arı sütünden 7 misli ve
baldan da ise tam 60 misli güçlüdür.
3-ARI
SÜTÜ
Anasız
bırakılan kovanlarda ,ailenin neslinin devamı iç güdüsüyle
,ana beşiğine,genç arıların gırtlak bezlerinin salgısı
olarak ,kurtçukların beslenmesi için depo ettiği muhallebi
renk ve kıvamındaki bu harika besin de ana memelerinden
tahta bir kaşıkla derlenir.Oğul verme hazırlığındaki
kovanlarda da çok bulunur.Üretiminde başvurulan metotlar
ve arıcının yeteneğine göre bir kovandan 20-400 gram
alınabilir.
Arı
Sütü dediğimiz yavru gıdası 5-l5 günlük henüz kovan
dışı hizmetlerine başlamamış genç işçi arılar tarafından
arı yavrularının beslenmesi için salgılanır. Salgı
işçi arıların başlarında bulunan sağlı sollu kangal
şeklinde,çok sayıda küçük tüplerden meydana gelen
gıda bezleri tarafından meydana getirilir.Yoğunlaşmış
süt görünüşünde bir sıvıdır.Larvalar ilk üç gün ,ana
arılar ise bütün hayatları boyunca bu gıda ile beslenirler.Arı
sütü sadece ana arı memelerinden üretilir.
Arı
sütü çok karışık yapıya sahiptir.Bol miktarda doku
yapı maddesi olan protein ile enerji istihsal kaynağı
olan karbonhidratlar ve yağlardan ve bol miktarda
vitaminler su ve henüz tespit edilmemiş olan diğer
bazı maddelerden meydana gelir.Arı sütünün bileşimi
sadece ana arı memelerinden alınanlarda değişmeden
sabit kalır.
Arı
sütü tıbba ve insan diyetlerinde kullanılan çok kıymetli
bir maddedir.İstihsal edilen arı sütü gerek yurdumuzda
ve gerekse diğer ülkelerde çok fazla fiyatla satılan
ve aranan bir maddedir.
4-
BAL MUMU
Arıların
diğer çok önemli ürünü ise BALMUMU'DUR. Sanayiinin
pek çok kollarında aranan balmumunun en önemli kullanma
yeri modern arıcılıkta Suni Petek yapımıdır.Arıcılıkta
altın gibi değerlidir.Kovanlardan elde edilen balın
%1' i kadar üretim yapılır.Bir Dadan yada Langstrot
kovan çerçevesinin iyice temizlenmesinden 100-150
gram elde edilebilir. İlkel kovanlarda balsız peteklerden
daha çok elde edilebilir.Bir kilosu yaklaşık 1-2 kilo
yayla balı değerindedir. Balmumu kıymetli bir endüstri
ham maddesi olarak bütün borsalarda muamele görmektedir.Kozmetik
sanayiinde , dişçilikte,ayakkabı yapıştırıcı maddelerinde,
maden ve makine sanayiinde ,kağıtçılıkta, çivi çakımı,
temizlik maddelerinde ve kalıpçılıkta değerli bir
sanayii maddesi olarak kullanılmaktadır.
5-PROPOLİS
Propolis
, reçineli ,acıca , keskin kokulu kahverengi ve sarımsı
bir maddedir.Arılar ağaçların taze sürgünlerinden
toplarlar ve arka bacaklarındaki sepetçiklere polen
gibi depo ederek kovanlarına getirirler . Balmumu
ile karıştırılan propolis kuruyunca çok sertleşen
bir hamur haline gelir İşçi arılar bu hamuru nemden,soğuktan
korumak için kovanlarında bir çeşit çimento olarak
ta kullanılırlar.Bilhassa sümüklü böcek ,fare ve kanatlılardan
yabancı böcek ,kovana arıların faal halde bulundukları.
10 derecenin üstünde girdiği zamanlarda bu davetsiz
misafirleri öldürerek , taşımayacakları kadar ağır
olanları propolisle sıvarlar .Yani mumyalarlar.Böylece
enfeksiyon ve hastalıklara sebep olabilecek olan ceset
,ancak mumyalama maddesi olan propolisin antibakteriyel
ve antifungal özellikleriyle çürümekten korunur. Propolis
arılar üzerinde psikolojik tesir göstermekte ve arıların
kovan içindeki hareketlerini kontrol etmektedir.
Arılar
arılığa yakın yerlerde bulunan taze yumuşak boya ,macun
ve hatta asfalt yollardan da aynı maksat için katranlı
yapıştırıcı kapatıcı maddeler toplarlar.Şüphesiz asfalt
yol ve meskun yerlerden uzak ,orman ve bahçe içlerindeki
arıların toplayacağı propolis yalnız ağaçlardan olacağından
daha temiz ve maksada daha elverişlidir.Normal ısıda
katı olan propolis ,fazla ısıda yumuşak ve yapışkan
olur. Propolissin toplama ve taşıma işlemi arı için
çok yorucu olduğundan ,boşaltma işlemini başka arılar
yapar ve ertesi günü bu arı dinlenerek geçirir. Propoliste
mumlar ,reçineler,bal semalar,aroma tik ve etersi
yağlar ile polen ve diğer organik maddeler de vardır
. Kavak ağacı tomurcuklarından toplanan propolisin
en yüksek aktif antibiyotik ihtiva ettiği belirtilmekte
ve fungisit özelliğe sahip olduğu ilave edilmektedir.
6-ARI
ZEHRİ
Arı
zehri de çok şifalı bir üründür.Bazı romatizma hastalıklarda
ve bilhassa “ Artritis ” denilen mafsal romatizmalarına
çok iyi gelmektedir.Almanya,Amerika,Kanada'da bazı
arı çiftlikleri yalnız arı zehri elde etmek için kurulmuştur.Tansiyon
,nevralji ,astım, ve siyatik gibi bazı hastalıklara
da çok iyi geldiği anlaşılan ve yurt dışında tıpta
geniş miktarda kullanılan arı zehrinin Türkiye'de
maalesef Profesyonelce ne üretimi nede tüketimi vardır.Almanya
da Forapin , Avusturya da imini Bulgaristan da Nev
opalin , Rusya da Apitriv ve Fransa da Apikon isimli
arı zehri romatizma ilacı olarak kullanıldığı belirtiliyor.
7-
OĞUL ARISI
Bir
arı ailesi 1-2 ve hatta iyi bir bakım ve besleme ile
5-6 kadar oğul verebilir.müsait giden yıllarda çıkan
oğullar da tekrar o sene Torun Oğul verebilir.Fenni
arıcılıkta kuvvetli kovanlardan istendiği taktirde
suni oğullar almakta mümkündür.
Arcı
ihtiyacından fazla olarak elde ettiği oğulları satarak
gelir sağlayabilir.Oğul bahsinde belirtileceği gibi
işletmelerini yalnız oğul arıcılığı için kurarak yurdun
her tarafına oğul arısı satışları da yapılabilecek.
Kendisine ve insanlığa büyük hizmette bulunabilir.”Dostuna
verecek arın ,komşuna verecek balın olsun” ata sözü
,boşuna söylenmiş değildir.
8-ANA
ARI ÜRETİMİ
Yurdumuzda
ana arı satışları başlamıştır.Bu konuya eğilen özel
ve resmi kuruluşlar yalnız kazanmakla kalmayacaklar,iyi
cins analarla yurt arıcılığının kalkınmasına da yardımcı
olacaklardır.Damızlık iyi vasıflı Kafkas ve Kuzey
Anadolu ırkı ana arılar yaklaşık 1-2 kg. yayla balı
değeri ile satılmaktadır.Ana Arı temini ve geniş bilgi
almak için Telefon: 0212.466 54 55 arayabilirsiniz.
9-
ARILI FENNİ KOVAN SATIŞLARI
Yurdumuzda
arılı fenni kovan talepleri her yıl artmaktadır.Standart
5 çerçeveli kovanlarla Trakya,Anadolu,Güney Anadolu'da
her yıl biraz daha yükselen fiyatlar ve modernleşen
usullerle satılabilmektedir.Hazır ana arı ,oğul alarak
fenni kovanlara yerleştirmek suretiyle bu satışlar
yapılacağı gibi , yapay bölme oğullar almak suretiyle
çiftleşmiş analı kovanlar satışından daha iyi gelir
sağlamak mümkündür.Geniş bilgi almak için Telefon:0212.466
54 55 arayabilirsiniz.
10-
ARILARI BİTKİLERİN DÖLLENMESİ İÇİN KİRAYA VERMEK
Amerika
ve Avrupa da yapılan denemeler,arıların bitkilerin
döllenmesini temin etmek suretiyle ziraat da sağladığı
faydanın ,bize verdiği bal ve balmumu mahsulünden
7 misli daha değerli olduğunu göstermiştir.
Arılar
nektar ve polen toplamak için çiçekten çiçeğe kondukça
,bacaklarına depo ettikleri ve gövdelerine yapışan
çiçek tozlarını diğer çiçeklere aşılamak sureti ile
,gerek ağaçların ,gerek sebzelerin ,gerekse diğer
bir çok bitkilerin döllenmesine,dolayısıyla da meyve
tutmasına sebep olurlar.Bir arının kursağını bir defa
nektar doldurmak için ortalama 1500 çiçeğe konduğu
ve bir yüksük dolusu bal yapmak için de arının 600
defa kursağını doldurup boşatması ,yani 90.000 çiçeğe
konması gerektiğinin hesaplandığı nazara alınırsa
,arıların bitki döllenmesindeki rolü daha iyi anlaşılmış
olur.
Arıların
çiçekleri ilhakı bakımından ,diğer yabani yaşayan
böceklere nazaran en büyük özellikleri ,bunların daimi
surette aynı çiçekleri ziyaret etmelerinden ileri
gelmektedir.Çünkü arılar sabahtan hangi çiçekten nektar
veya polen toplamaya başlarsa o gün akşama kadar daima
surette o çeşit çiçekler üzerinde dolaşırlar.
İlim
adamlarından Zander'in yapmış olduğu tecrübelere göre,ağaçları
ziyaret eden böceklerin %75 ‘i bal arıları dır. ,ve
elde edilen neticelere göre de balın kıymeti (1) ise,arıların
meyve ağaçlarının çiçeklerini döllenmeleri suretiyle
meydana getirdikleri fayda (10) dur.
Meyve
bahçelerinde arıların ilhakı sağlamak suretiyle temin
etmiş oldukları kazancın,bal üretmekten 10 defa daha
fazla olması apaçık göstermektedir ki ; meyve bahçelerine
arı konulması daima meyvecinin karınadır ve buna meyvecilikte
şiddetle ihtiyaç vardır.
ARI AİLESİ
BAL ARILARININ
YAŞAMINDAKİ ÖZELLİKLER
Arılar
toplu halde yaşarlar.Toplumundan ayrı kalmış arılar ,yaşamını
sürdüremeyerek ölürler.Toplumu teşkil eden fertler arasında
son derecede düzenli bir iş bölümü vardır.Yuvalarına çok
bağlıdırlar.Şiddetli fırtına ,dolu,yağmur,yangın, vs.
nedenlerle
uçuş yeteneğini
kaybetmeyen arılar,akşamleyin mutlaka barınaklarına dönerler.
Arılar
,sağlam ve sıhhatli kaldıkları ve çalışarak toplumuna
hizmet ettikleri sürece kovanlarında kalabilirler.Gerek
çalışarak yıpranma,gerek yaşlanma ,gerek hastalık nedeni
ile çalışma yeteneğini kaybetmiş olan arılarla;zayıf cılız
veya sakat olarak doğmuş olup,toplumuna hizmet edemeyeceği
anlaşılan arılar ,acımasızca kovandan atılarak ölüme terk
edilirler.Arı toplumunda asla kayırma ,iltimas ve müsamaha
yoktur.Kovanın en kıymetli varlığı Ana arı dahi çalışma
kabiliyetini ,yaşlılık ,sakatlık ,hastalık vs. gibi nedenlerle
kaybederek yumurtlamayı azaltsa ve görevini yapmaz durumuna
düşse ,hemen onuda öldürüp dışarıya atmakta en ufak bir
tereddüt göstermezler.Ne var ki ,Ana arıyı öldürüp atmadan
önce onun yerini alacak genç,sağlam,cevval ve dinamik
bir ana arıyı yetiştirmeden ,yani toplumun bekasını garantiye
almadan onu saf dışı etmezler.Arıların son derece hassas
bir koku alma duyguları ve bir çalı arasındaki balı bir
çiçeği,çok uzaklardan fark edebilmeyi elverişli keskin
gözleri vardır.Nazik ve zarif yapısına oranla her kül
gibi kuvvetli ,henüz tam anlamı ile öğrenilemeyen çok
kuvvetli hissi ve kendi arzusuna göre açılarak,uzayarak
ve katlanarak bal özüne emmesine ,sorup çekmesine elverişli
doğa harikası olan dilleri vardır.Yaşamlarını sağlayan
bu kabiliyetleriyle düzenli ve huzurlu bir hayat sürdüren
topluluk,bir aile ve medeni millet gibi,birbirini tanıyan,birbirine
yardım eden ,yol gösteren ve her konuda iyice anlaşmış
ve kaynaşmış bir topluluktur.
ARI AİLESİ
Yukarıda
belirtilen özellikleri ile bir arada topluca yaşayan ve
aralarında pek sıkı ve sağlam iş bölümü bulunan arı topluluğuna
ARI AİLESİ veya ARI KOLONİSİ denir.
Bir arı
ailesi;mevsimine,havaların gidişine,bal özü ve çiçek tozu
kaynaklarının mevcudiyetine göre sayısı değişmek üzere
10-100 bin adettir.
Arı aileleri
bir kovan içinde toplu halde yaşarlar.Her cins arının
kendine has bir görevi vardır.Bu görev sırası geldikçe
ilgili arı tarafından hiçbir ikaza lüzum hissedilmeden
yapılır.Arı aileleri ,kovanlar içindeki arı sayısına göre
değerlendirilirler Kovanın değerini ,içindeki işçi sayısına
göre alır.
İlkbahar
sonu yaz başında
a-60-150
binden fazla işçi arısı olan kovanlar çok kuvvetli.
b-40-60
arısı olan kovanlar kuvvetli
c-20-40
arısı olan kovanlar orta
d-20 az
işçi arısı olan kovanlarda zayıf kovanlar denir.
Her arı
ailesinin kendine özgü bir kokusu vardır.Dışarı çıkan
her arı ,kendi kovanına döner.Diğer bir kovana girmek
isteyen arıyı kapıdaki muhafızlar kokusundan yabancı olduğunu
anlayarak içeri almazlar.Mücadele eder ve kaçıramazlarsa
,onu öldürürler.Bazı durumlarda ve çok ender olarak kursağında
bal özü ve polen ile gelen yabancı arıyı dilerlerse kabul
edebilirler.Arı ailesini teşkil eden bireylerin hepsi
aynı. Yaratılış ve evsafta değillerdir.
İşte modern
arıcılıkta başarılı olabilmek için,arı ailesini oluşturan
bireyleri tanımak,aile içindeki özellik ve görevlerini
öğrenmek şarttır.Arılı bir kovanda görülen düzensizlikleri
anlayabilerek,bunları süratle ve kolaylıkla bertaraf edebilmek,ancak
ve ancak bu bireylerin vasıflarını ve yaşayışlarını iyice
öğrenmekle mümkündür.
ARI AİLESİNİ
TEŞKİL EDEN BİREYLER
Bir arı
ailesinde 3 çeşit arı vardır.
1- Ana
arı
2- İşçi
arılar
3- Erkek
arılar
1-ANA
ARI
Bir kovanda
yalnız bir tane bulunur.Diğer arılara nazaran boyu daha
uzun ,rengi daha parlak zarif ve endamlıdır.Kovandaki
bütün arılar bunun petek gözlerine bıraktığı yumurtalardan
meydana gelir.Ömrü 5 senedir.Ü yaşına kadar daha çok yumurta
yapar ve aileyi daha kuvvetli ve sağlıklı bulundurur.Arılar
ana arı öldüğü,yahut da arı ailesi oğul vereceği zaman,
ya da ana arı yaşlandığı,sakatlandığı zamanlarda ,petek
gözlerindeki genç işçi arı kurtçuklarını ,kursaklarında
hazırladıkları arı sütünü 5 gün devamlı verirler ve ana
yapacak,yetiştirecekleri petek hücresini genişletip uzatarak
ana memesi şekline dönüştürürler.İşte bu ana memesinden
15'inci günde ana arı çıkar doğar ki ;3 günü petek hücresinde
yumurta halindedir. 5 gün sütle beslendiğinde yine özel
hücresinde kurtçuk halinde,kalan 7 günde ağzı kapatılmış
hücrede kanatlı bir böceğe dönüşüm devresindedir.Böylece
doğup hayata gözlerini açan ana arı kovandaki diğer arıların
içine karışarak,kendisi gibi doğacak yeni bir ana arı
memesi var mı diye araştırma yapar.Var ise kendisine rakip
olacak bu gibi ana arı adaylarını daha memeden çıkmadan
bile öldürmeye çalışır.Ailenin durumuna ve geleceğine
göre kovanda her işi yüklenin işçi arıları ,ananın ,bu
hareketini bazen duruma göre firenler veya ona yardımcı
olur.3-5 gün ,bazen havalar müsaade etmez ise bir hafta
on gün sonra ana arı kovan yerini belleme,sonradanda çiftleşme
uçuşuna çıkar.Erkek arılardan biri veya bir kaçı ile dışarıda
gök yüzünde çiftleşirler.Bu sihirli zifaf uçuşundan sonra
kovana döner.4-4 gün sonrada yumurtlamaya başlar .Ve ömrü
yumurtlamakla geçer.Ana arının inesi vardır.Fakat insanı
sokmaz .İğnesini kendi rakibi olan ana arıları öldürmekte
kullanırlar.
2-İŞÇİ
ARILAR
Kovanda
en küçük ve en kalabalık olan arılardır.Bir kovanda 5-80
bin adet arı bulunur.Ana arının petekteki küçük gözlere
bıraktığı yumurtalardan tavuk civcivi gibi 21 günde çıkar.Kovandaki
tüm işleri gören ve bal yapan bu arılardır.Petek gözünden
çıkarak doğan işçi arılar ,,sırasıyla şu işleri yaparlar.
İlk işleri
kendilerinden sonra çıkacak yavrulara kuluçkalık yapmaktır.Daha
sonra yeni çıkan yavruları beslerler.Sonra ana arıyı besler
yumurtlamasını sağlarlar.Ananın yumurta koyacağı petek
gözlerini temizler,cilalar.Mum salgılayıp petek yaparlar.Daha
sonraları da kovanın havalandırılması,uçma deliği arkasında
savunmada görev alırlar.Bütün bu işler işçi arının kovan
içi görevleridir. Ve 15-20 gün sürer.Bu 15-20 günlük iç
işler süresinden sonra kovan yerini belleme uçuşlarına
daha sonrada su,çiçek tozu ve bal özü taşırlar.Bunlarda
işçi arının dış işleridir ki bunun süresi de 20-35 gündür.
Böylece
işçi arının bahar,yaz aylarındaki ömrü 50-60 günü geçmez
.İşçi arıların bu kadar kısa ömürlü olmalarının nedeni
mütemadiyen çalışmalarıdır.Kış aylarına girince dışarı
da çalışmayıp kovanda uyuşuk halde kaldıklarından bahara
kadar 3-5 ay yaşayabilirler.İşçi arıların iğnesi vardır.ve
insanı insafsızca sokan bunlardır.
3-ERKEK
ARILAR
Bunlar
bir kovanda 50-300 tane bulunur.İlkbahar ve yazda ana
arının petekteki iri gözlere bıraktığı yumurtalardan 24
gün de çıkarlar.İşçi arılardan daha iri ve daha koyu renktedirler.Uçuşları
gürültülüdür.Kovan içinde hiçbir görevleri yoktur.Uçar,dolaşır,döner,kovanda
işçi arıların bin bir emekle yaptığı balı yerler.İşçilerin
çalışmasını,kovana giriş çıkışlarını da güçleştirirler.Tek
görevleri içlerinden birkaç adedinin,çiftleşmek üzere
havaya çıkan bakire ana arıya kocalık yapmasıdır.Bu görevi
yerine getirince de fazla yorgunluktan hemen ölürler.Çevrede
bal özü kaynaklarının azaldığı yaz ayların da işçi arılar
bunların kovandan dışarı atarlar.Yaz sonlarında kovanların
önünde görülen arı ölüleri bunlardır.Böylece ömürleri
birkaç ayı geçmez .Halk arasında bunlara su taşıyıcı anlamına
gelen saka arı deseler de ,doğru değildir.Yaradılışları
su taşımaya müsait değildir.Erkek arıların iğnesi yoktur.Sinek
gibi yakalanabilirler.
ARILARIN
ÇOĞALMASI
Şubat
ayından itibaren ana arı kovanda petek gözlerine birer
birer yumurtlamaya başlar.Bu yumurtalar . Bu yumurtalar
üç gün sonra çatlar,kurtçuklar çıkar,bu kurtçukları işçi
arılar 5-6 gün beslerler.Besleme bitince yavruların üzerini
kahve renkte bir sırla kapatırlar.Bu kapalı yavru gözlerinden
l2-14 günde arılar çıkar.
Arılar
baharın dışarı çıkıp bolca bal özü ve çiçek tozu derledikçe
ana arıyı daha çok beslerler. Ana arı da kovanın kuvvetine
göre bir günde bir gündü 300-3000 yumurta bırakır.Böylece
büyük bal toplama aylarına kadar kovandaki arı sayısı
40-50 bini bulur.
DEVRELER
ANA ARI İÇİ ARI ERKEK ARI
GÜN GÜN
GÜN
Yumurta
halinde 3 3 3
Kurtçuk
Halinde 5 5 6
Sırlanmış
Halde 7 12 14
Petekten
çıkış 15.gün 21.gün 24.gün
BAL ARISININ
DIŞ YAPISI
Arılar
hayvanlar aleminin en zengin olan böcekler sınıfının zar
kanatlılar takımındandır.Zar kanatlıların özelliği,içinde
enine ve boyuna damarcıklar bulunan ve sayısı 2 çift yani
4 adet,zar gibi ince saydam kanatlılardır.Karınca ve eşek
arıları da bu olup hepside sosyal düzene sahiptirler.Arıların
bütün vücudu kalınca bir katmanla örtülü olup her tarafı
sık tüylerle kaplıdır.Bir arının dış yapısı incelendiği
zaman Baş,Göğüs ve karın gibi üç bölümden meydana geldiği
görülür.
1-Baş
Arının
başında antenleri,gözleri ve ağzı vardır.
a-ANTENLER
1.Çift
2 tane olup başın tam ortasındadır.Eklemlidirler.Bu eklemler
işçi arılarda ve ana da l2.,erkek arıda l3 .boğumludur.Bunlar
arının duymak.koklamak.ve uzaklığı tahmin etmesinde kullanıldığı
hassas tüylerle örtülüdür.Bu tüylerin arasına dağılmış,çok
önce zarlarla örtülü delikçikler sayesinde,gece karanlığında
bile petekleri örüp onlara en üstün geometrik biçimi verebilirler.
b-GÖZLER
Başın
üst kısmında üç tane nokta göz vardır.Bunlar arının yakından
görmesini sağlar.Birde başın iki yanında petek gözü adı
verilen ,altıgenlerden meydana gelmiş,işçi arılarda 5000,erkek
arılarda ise 7000 adet olan gözler vardır.Bu gözlerle
arı çok uzaklardaki cisimleri 60 defa büyütülmüş olarak
görürler.
c-ARININ
AĞIZ YAPISI
Ağzının
en ilginç parçası ,yaklaşık 80 boğumdan meydana gelmiş
dillerdir.Ortasında
çok küçük
tüylerle kaplı derince bir kanal olup arılar besin maddelerini
bu kanal yolu ile emer.Asıl ve yardımcı çeneler,bal peteğini
meydana getirdiği balmumunu ezip yoğurmak,çiçeklerin ercik
başlıklarını açmak,kovanı temizlemek ve düşmanının zararsız
hale getirmek için kullanılır.Çenesi eşek arısındaki gibi
tırtıllı olmayıp düz olduğundan üzüm ve meyvelerin kabuklarını
zedeleyemez .Tarıma zarar vermez.Eşek arılarının açıp
deldiği yerlerden gerekirse tatlı sıvıyı emer.Ağızda ayrıca
bezler olup bunların salgısı ile arı kurtçuklarını ve
anıyı besleyen arı sütünü yapar.Nektarı bala dönüştürür.
2-Arının
Göğsü
Ön,orta
ve göğüs olarak üç parçadan teşekkül eder.Her parçada
bir çift ayak olup 6.ayaklıdır.Öndeki bacaklarını ,dilini
ve antenlerini temizlemek,orta bacaklarını ,yere dayamak
ve arka bacaklarını ise,çiçek tozu ve propolis depolamakta
kullanır.Arının 4 kanadı da göğüs bölümünde yer almıştır.Kanatları
çok güçlü olup , bunlarında üzeri tüylerle kaplıdır.Ön
kanatları uçuş yapmaya .arka kanatları da uçuşta yön vermeye
yarar.Kanatlarını saniyede 500 defa hareket ettirebilirler.
3-Arının
Karnı
İnce bir
boğumla göğüsün arkasında yer alıp 9 boğumludur.Bu dokuz
halkadan işçi ve ana arıda 6. erkek arıda da 7.görülür.İşçi
arıların karınlarının son dört halkasında balmumum üretmeye
yarayan mum keseleri bulunur.Ana ve İşçi arının son halkasında
ise zehir kesesine bağlı olarak iğneleri yer alır.Erkek
arılarda bu iğne kesesi yoktur.
BAL ARISININ
İÇ YAPISI
1- Solunum
Sistemi
2- Dolaşım
Sistemi
3- Sindirim
Sistemi
a-Yemek
borusu
b-Kursak
c-mide
d- Malpighi
boncukları (Böbrek işini gören)
e-Rektum
4- Salgı
Sistemi
a-Balmumu
üreten bezler
b-Koku
bezi
c-Arı
sütü bezleri
d-Zehir
salgı bezleri
5- Sinir
Sistemi
a-Dokunma
b-Duyma
c-Görme
d-Koku
e-Tat
alma
6- Kas
Sistemi
İNSANI
SOKAN ARI HANGİSİDİR
Erkek
arını iğnesi yoktur.Ana arının iğnesi vardır.Fakat yaradılış
itibariyle insanı sokabilecek yapıda değildir.Ana arı
iğnesini yalnız kovandaki hükümranlıklarına hale getirecek
olan diğer ana arılara karşı kullanırlar.İnsanı sokmazlar.Ele
alırken heyecanlanmamalıdır.İşçi arılarında iğnesi vardır
ve insanı sokan bunlardır.İğnesinin ucu balık oltası veya
denizci çapası gibi kıvrıktır. Dip kısımda bağırsağı ile
bitişik olduğundan insanı sokan arı iğnesi soktuğu yerden
çıkaramadığından bağırsağı koparak ölür.İşçi arılar fazla
rahatsız edilmez ,kovanları gürültü patırtı ile soğuk,serin
ve rüzgarlı havalarda açılmaz ve çevrenizde uçuşurken
elle şap Şub vurulmaz ve nahoş kokularla yanına gidilmezse
insanı pek sokmaz.Türkiye'mizdeki arılar çok munistir.Yalnız
güneyde Kıbrıs arıları ile akrabalığı olanlar hırçındır.
ARI SOKMASINA
KARŞI NE YAPMALI ?
Arının
iğnesi deride kalmışsa bir cımbız yardımıyla iğneyi çıkararak
amonyak,tentürdiyot veya potasyum permanganat eriği sürülmelidir.Amonyak
sürülürse şişme önlenmiş olur.Arı sokmaları bazen zehirlenme
veya alerjik tepkiler yaratır.Böyle durumlarda kalsiyum
iğnesi yada doktorun vereceği panzehir ilaçlar yararlı
olur.Hiçbir ilaç bulunmadığı zaman arının soktuğu yere
tuzlu su sürmelidir.
BÖLÜM
3
SUNİ PETEK
SUNİ PETEK
NEDİR?
Elimize
içinde bal,polen,yavru olmayan boş,kuru bir petek parçasını
alıp ta; her iki yüzündeki gözenekleri bir bıçakla kazıdığımız
zaman ,ora kısmında düz,kazınan gözlerin temelini içeren
bir plaka kalır ki ; buna suni petek denir.
Özel petek
makinelerinde veya kalıplarında bunun aynı şeklinin saf
bal mumundan yapılmış olanına halkımız suni petek,dalak,
pita , rapka ,yapay petek,temel petek, list vs. gibi isimler
verirler.Suni petek fenni arıcılığın ayrılmaz bir parçasıdır.Suni
petek kullanılmadan fenni arıcılık yapılmaz ve çok ürün
alınmaz.
Suni petek
; çerçevelere 3-4 sıra ( tam ortasından) ince galvanizli
teller geçirilerek ,mahmuz,eritilmiş bal mumu veya mercimekten
büyük nohuttan ufak mum parçaları yardımı ile çerçevelere
sıkınca tutturularak fenni kovanlarda kullanılır.
SUNİ PETEK
KULLANMANIN ÖNEMİ VE FAYDASI
Fenni
kovanlarda çerçevelere petek takılmadığı taktirde ,arılar
kendi inisiyatiflerine göre petek yapacaklarından çerçeveler
kovanlardan çıkarılmaz.Fenni arıcılığın baş şartı olan
çerçeveleri çıkarmak ,koymak,tetkik etmek özelliği yok
olur.Bu ilkel arıcılıktan da daha ilkel ,daha kötü ,daha
zor ve çok daha verimsiz bir arıcılık olur.Çerçevelere
suni petek takıldığında ise,arılar çerçeveye takılı bu
temel üzerine kabartarak petek yapacaklarından,her türlü
bakım,muayene ve bal hasadında bu çerçeveler kolaylıkla
çıkarılabilir ve yine kovanlara koyulabilir.
BİR KOVANA
NEKADAR SUNİ PETEK GEREKİR
Kovandaki
her çerçeveye bir plaka suni petek gerekli olduğuna göre
kovanınızdaki çerçeve adetine göre hesaplanır.İlk başlangıçta
.Daha sonraları kovanın kuluçkalık kısmında noksan olanlara
,ballık için kullanılacak miktarı hesaplanır.Kuluçkalıkta
kullanılacak petekler her zaman tam olarak kullanılır.Ballık
kısımlarında gerekirse yarım,dörtte bir veya daha ensiz,başlangıç
kullanılabilir . Suni petekler kilo olarak satılır.Ölçülerine
göre sayı değişeceği gibi ,ince ve kalınlığına göre de
kiloya giren sayı değişebilir.Arıcı ortalama olarak bu
sayıyı Dadan çerçevesi olan 27x42 ölçüsü için 8-12 , Langstrot
kovanı çerçevesi olan 22x42 için 12-17 olarak hesaplanmalıdır.
SUNİ PETEK
KULLANMADAN ÇERÇEVELİ KOVANLA ARICILIK YAPILABİLİRMİ
Suni petek
fenni arıcılığın en önemli ve değerli ayrılmaz bir unsurudur.Ne
var ki bazı süzme baldan hoşlanmayıp,tabi petekli kara
kovan balı yemek eğiminde olan kimseler ile,seçkin müşterilerine
suni peteksiz ve telsiz balları ilkel kovanlardan değil
de çerçeveli kovanlarda üretip yüksek fiyat' la satmak
düşüncesinde olan Avrupalı üreticiler ,dar ve derin çerçeveli
kovanlar yaparak,çerçeve üst çıtasına birkaç milimetrelik
başlangıç yapıp arılara yol göstermektedirler.Çerçevelere
tel takmamaktadırlar.Arılar üstten aşağı petek yaparken,dar
ve derin çerçevelerin yan çıtalarına petekleri tutturduklarından
,üsten aşağı fazla bir ağırlık olmadığından ballı petekler
uzayıp kırılmamaktadırlar.Genellikle oğul arıları da ilk
etapta erkek arı gözü değil işçi arı gözleri yaptıklarından
temelin işçi gözü olması şartı da gerekmemektedir.Arılarda
külahsı(Konik) sepet kovanlarda olduğu gibi bu tip derin
kovanlarda kışı da çok daha emniyetli geçirdiği iddiasındadır.Havalar
soğudukça aile konik sepetlerde olduğu gibi uçma deliğinden
uzaklaşarak yukarıdaki sıcaklığa doğru tedricen yükselmektedirler.Amerika
da çok kullanılan 42 cm. derinlik ve l6.5 cm. eninde Danzenbecker
tipi 10-20 çerçeveli yatık kovanlar buna örnektir.Dar
ve derin çerçeveli kovanların tek sakıncası;çerçevelerin
muayenesinde kovanlardan çıkarılmasının biraz daha güç
olması ve yan çıtaların yapımında biraz daha itina gösterilmesi.ile
kurutulmuş kayın çıralı çam gibi sağlam ve eğrilmeyen
keresteden yapılmasıdır.
BÖLÜM
4
ARICILIĞA
BAŞLAMAK
ARICILIĞA
NASIL BAŞLANIR?
Arıcılığa
ya bir sepet kovanda arı satın alarak onu fenni kovana
aktarmak veya bekleyip oğullarını alıp,çerçevelerine suni
petek takılmış kovana silkmekle , ya da fenni kovanda
bir arı alarak başlanır.Çevrenizde oğul arısı satan bir
kimse varsa oradan oğul satın alıp fenni kovana yerleştirmek
suretiyle de edinilebilir.Şüphesiz ki yılın hemen hemen
her mevsiminde satışı olan,fenni kovanda bir arı ailesi
alarak başlamak en kolay ve kestirme bir yoldur.4-5-6
çerçevede suni oğul alarak arıcılığa başlamakta kolaydır.Bu
amaçla ya fenni kovan bir arıcıya götürülerek ona tabii
veya suni oğul koyması sağlanır, ya da Mayıs-Haziran ayında
Ruşet kovan da arı satan yerlerden 4-6 çerçevelik bir
aile alınır.Bunlarla damızlık elde edilebilir.Tekniğine
uygun şekilde bakım ve besleme yapılarak kuvvetlendirip
bal derleyecek bir hale getirilir.Fakat ilkbaharda Nisan
sonundan evvel 6-7 çerçeveyi sarmış arı ve 3-4 çerçevede
de yavrulu petekleri bulunan bir fenni kovan almak en
sağlam bir yoldur.O yıl bal ve hatta doğal veya yapay
oğul alınabilir.Arıcılığa az sayıda fakat kuvvetli arı
aileleri ile başlamalıdır.Bu konuda basılmış kitaplar
okumak ,eski fenni arıcılardan bilgi edinmek ve tecrübeleri
arttırmak suretiyle arı sayısı çoğaltılabilir.
“Arı birden
davar ondan ürer” ata sözü de bu konuda bir uyarıdır.
ARILIK
KURULACAK YERDE ARANACAK KOŞULLAR
Arılar
mümkün olduğu kadar sessiz ve sakin yerlerde çalışmayı
severler.Amatör olarak birkaç arı bulunduracaklar için
pek önemi yok ise de,ticari arıcılık yapacak olanların
arılıklarını kurmadan evvel aşağıdaki hususları göz önüne
almalarında fayda vardır.
1- İşlek
yol kenarlarına bırakılan arılar, gelip geçen vasıtalara
çarparak ölebilirler.Mümkün olduğu kadar yollardan ve
bilhassa ana yollardan 50-100- metre kadar uzak olmalıdır.Bu
gibi işlek yolların sağ veya soluna bırakılmak gerektiğinde
,arılar yolun deniz kumluk gibi tarafına değil,asıl faydalanacakları
arı merasının bulunduğu tarafa bırakılmalıdır ki , bal
derlemeye gidecekleri sahaya uçmak için yolu geçmek mecburiyetinde
kalmasınlar.
2- Sabah
akşam büyük ve küçük baş hayvanların sürü ile devamlı
gelip geçtikleri yol kenarlarında da arılık yapmamalıdır.
3- Suni
petek imalathaneleri,Şeker fabrikaları,Şekerden imalat
yapan yerler ile boya sanayii ,alüminyum tesisleri ve
buna benzer asit ve benzeri maddelerle uğraşan ve imalat
artıkları zehirli olan tesislere yakın olmamalıdır.
4- Mandıra
artıklarının atıldığı,köy kasaba ve şehir kanalizasyonların
açıktan geçtiği yerler uygun değildir.
5- Köy
ara ve ana yolları ,düğün alayı ve traktörlerin geçtiği
yerlerden uzak ya da en
Az l50
cm metre yüksekliğindeki duvar arkasında olmalıdır.
6- Bölgede
hakim rüzgarların estiği yerler varsa arılıklar bu devalı
rüzgarların olmadığı kuytu yerlere kurulmalıdır.
7- Özel
ve kapalı arılık yapmak isteyenler yön ve yüksekliği öyle
ayarlamalıdırlar ki ,
arılar
sabah güneşin doğuşundan itibaren kovanlar 3-4 saat güneş
görmeli ve
ertesi
güne kadar daha güneş görmemelidir.
8- Güney
doğu ve Güneye bakan hafif meyilli ,su tutmayan yamaçlar,gölgelik
yapan ağaçlar ,asmalar bulunan ,önü en az 4 metre açık
olan yerler büyük çapta arılık kurmak isteyenler için
idealdir.
9-Şüphesiz
arılık yapılan bölgede çevrenin iklim ve flora durumu
da göz önüne alınmalı yılın her mevsiminde çiçek açan
arı merası olmalıdır.Bu koşullar sabit arıcılık yapılan
bölge için önemlidir.Gezginci arıcılık yapacakları için
pek çoğu gerekmeyebilir.
10- Arılık
yerini seçerken ,çevrede bulunan arı sayısını da göz önüne
almalıdır. 3.km. yarı çapındaki bir dairenin kapladığı
alanda 100-150 kovandan fazla bulunmaması da şayanı arzudur.Ancak
çevrede Balsıra ve balsama salgılayan ağaçlar çok ise
kovan sayısının hiçbir önemi yoktur.
İLKEL
KOVANLARDAN FENNİ KOVANLARA AKTARMA NE ZAMAN YAPILMALIDIR
Arzulu
ve azimli bir arıcı için ilkel kovandan ,modern çerçeveli
kovanlara aktarma , hemen hemen her zaman her mevsim de
ve hatta kışın kapalı bir odada bile yapılabilir.Aktarma
işi,bunun inceliğini bilmeyenlerin zannettikleri ,uzaktan
görebildikleri kadar zor değildir.
Muhakkak
ki; kovanda arı mevcudunun ve bilhassa ballı peteklerin
en az,yavrulamanın çok geniş sahalara yayılmış olduğu
bir devrede bu iş çok daha kolay ve başarılı olur.Havanın
pek sıcak olmadığı akşam saatleri ,yağmacılık tehlikesinin
de asgariye inmiş olması bakımından en uygunudur.
Birinci
ve ikinci oğlu vermiş ilkel kovanlarda ,arı ve bal mevcudu
pek azalmış olacağından ve ana arıyı zayi endişesi de
yok olduğundan ve ayrıca yardımcı arılar geniş sahaya
yayılmış olsa bile,hemen hepsinde kapalı gözlü peteklerde
sırlı olarak bulunduğundan iş daha çok kolaydır.
Mutlak
bir zaman verilmesi gerekirse ;Nisan ayı,kirazların çiçek
açtığı devre en uygunudur.Çünkü bu mevsimde sokucu yaşlı
arılar yerini yeni çıkan genç nesle terketmiştir .Arı
mevcudu normaldir ve yavrulama geniş sahalara henüz yayılmamıştır.Bal
azdır ve tüm bunların dışında nektar-polen kaynakları
gürdür,havaların değişikliği yani sıcak günlerden sonra
arıların dışarıya çıkamayacağı kadar soğuk olacak günler
geride kalmıştır.
AKTARMA
NASIL YAPILIR?
Aktarama
pek muhtelif tarzlarla yapılabilir.Bundan amaç ve esas,ilkel
kovandaki arı,yavru ve balların ,mümkün olduğu kadar zayiine
meydan vermeden fenni kovan naklidir.
İşe başlamadan
evvel körüğü yakıp ,maskeyi takıp,pantolon paçalarını
ayağa geçirilen bir naylon torba içine alıp kendinize
güven sağlamalısınız.İşe başladıktan sonra kolaylığı görecek
ve %90 ihtimalle,elinizdeki eldiveni,başınızdaki maskeyi
de çıkararak çok daha rahat çalışacaksınız.
Bunda
esas,önce ilkel kovandaki arıları dışarı çıkarmaktır.Bunun
için yapılacak ve gözönüne alınacak işler şunlardır.
Önce ilkel
kovanı yerinden alıp l0-15 metre uzakta bir yere götürdüğünüzde
ve ilkel kovanın yerine fenni kovanı bıraktığınızda şunlar
olacaktır.
A) Ailenin
dış işlerde çalışan yaşlı ve sokucu arıları kırdan geldiğinde
fenni kovan önüne birikeceklerdir.Sizin uzağa götürdüğünüz
ve üzerinde çalışmaya başladığınız kovandaki yaşlı arılarda
oraya kaçacaklardır.
B) Fenni
kovanı bıraktığınız yerin hemen yanında başka arı aileleri
varsa kaçan arılar oraya gidebilir ve kavga olabilir.Bu
nedenle böyle bir durum gözlenirse işin sonuna kadar o
kovanların uçma deliğini kapatabilirsiniz.
C) Fenni
kovan önüne biriken arılar içeri girip toplanmıyor ve
dağınık kalıyorlarsa kovan içine varsa çerçeveli yavrulu
bir petek.yoksa ilkel kovandan çıkaracağınız ilk peteği
fenni kovanın bir yanına dayayıp ya da daha iyisi hemen
boş bir çerçeveye monte edip bırakabilirsiniz.
İLKEL
KOVANDAN ARILARIN ÇIKARILMASI
İlkel
kovanın durumuna çeşidine göre metot değişirse de Türkiye'mizde
Trakya bölgesi dışındaki ilkel kovanların%90 silindir
şeklinde sazdan saptan örülmüş ya sepet kovandır ya da
4 tahtanın çakılması ile meydana getirilmiş uzun prizma
şeklinde kovandır.Açıklamayı buna göre yaparsak.
10-15
metre uzağa götürdüğümüz ilkel kovan , kolay çalışabilmeniz
için bir masa gibi yüksekçe bir yere konur.Arka kapağı
açıp bakılır.Eğer arkaya kadar arı varsa arkasına sele,sepet,teneke
gibi bir ilave yapılır. Ön taraftan duman verilerek ve
kovan dış yüzünden tırtıklanarak arıların arkaya geçmesi
sağlanır.Genellikle kirazların çiçek açtığı ilkbahar da
,ilkel kovanın arkası hasad zamanı daha önce bal arkadan
alındığı için boştur.Boş değilse bile arı yoktur.Kuru
petekler vardır ki alınabilir.Arıyı arkaya ilave edilin
ula yerine ,bu boşluğa itmek daha kolay ve rahattır.Kovanın
arka kısmını yükselterek hatta hiç yükseltmeden içerdeki
arıların yukarıya içeriye kaçma alışkanlığından da faydalanarak
arılar bu kısımda toplanır.Oğul salkımı gibi olur.
Böylece
ulaya alınan veya sandık sepet araksına bir oğul arısı
gibi toplanan arılar,götürülüp boş bir fenni kovanın içine
vurularak silkinir.Eğer arılar dağılmıyor,arkada toplu
halde kalıyor ise ön taraftan açılıp petekler birer birer
kesilip alınabiliyorsa tüm petekler çıkarıldıktan sonra
da silkinebilir
İşe cesaretle
başlandımdı ,arıcı kendi inisiyatifi mantık muhakemesi
ile bu işi bitirir.Arıların %90 ‘ nın peteklerden ayrılmasını
sağlar.”Başlamak işin yarısını bitirmektir.”
İLKEL
KOVANDAN PETEKLERİN ÇIKARILMASI
Devamlı,sabırlı
ve tekerrürlü olarak iki çubuk ile yapılan tırtıklama
ve ara sıra körükle duman verme sayesinde ilkel kovandaki
petekler arasında bulunan arıların %95 ‘den fazlası ve
hatta bazen tamamı kovandaki peteklerden çıkarılmıştır.
Sıra şimdi
petekleri çıkarmaya gelir ki uzunca bir arıcı bıçağı,bu
amaç için yapılmış uzun saplı bir düz eğiş, ya da bir
testerenin uç tarafı ile petekler kovandan birer birer
çıkarılıp,üzerindeki birkaç arıda arıcı fıçısıyla silkindikten
sonra petekler kapalı bir yere arısız olarak bırakılır
ve üzerleri örtülür.İlkel kovandaki tüm petekler çıkarılır.
Toplanan
peteklerin önce yavrulu olanları çerçevelere kesilip monte
edilir.Çerçeveye monte edilen petek üstünde,yanında,altında
fazlalıklar var ise kesilip çerçeve içi tam doldurulur.Ondan
sonra sağlam pamuktan yapılmış yorgan ipi ile alttan ve
yanlardan sıkıca,petekler kovan içi sıcaklığın da eğilip
kopmayacak şekilde bağlanarak fenni kovan içine birer
birer asılır. İçi boşaltılan kovana arıların üşümemesi
için arılar silkildikden ,balları temizledikten sonra
uzakça bir yere veya kapalı bir odaya alınır.Çerçeveleri
kovana seyrek değil,çerçeve koltukları birbirine temas
edecek şekilde sıkıca koymalıdır.
AKTARILMIŞ
YENİ FENNİ KOVANIN BAKIMI
Monte
edilmiş çerçeveler kovana dizildikten sonra örtü tahtası
kapatılır.Üzerine boş bir ballık konularak ufak tefek
balla bulaşık petekler,kirlenmiş ballar örtü tahtasına
serilen bir kağıt üzerine bırakılır ki gece arılar temizlesin
ve ballarından faydalansın.
Ertesi
gün kovan açılarak üzerinde petek alınır.Monteli çerçeveleri
bakılarak eğilen dökülen varsa düzenlenir.Dip tahtası
temizlenir.Arılar hemen o gece petekleri çerçevelere bağlamaya
başlarlar ve iplikleri kemirerek koparıp dışarı atmaya
uğraşırlar.Üç beş gün sonra bir jiletle kesilen ipler
çok itina ile çekilerek alınıp atılır.Çerçevelerden ipleri
alırken çerçeveyi eğip oynatmamalıdır ki petekler devrilmesin.Gerekiyorsa
yeni suni petekli çerçeveler ilave edilir.Bölme tahtası
konulur.Başlangıçta arıcılığın en güç ve en zevkli ve
sonunda gurur verici bir uğraşı olarak yapılan bu işte
arıcının kendine güveni artar ve pek çok şey öğrenmiş
olarak ufku genişler.Üç beş gün sonra kovan açıldığında
çerçevelerde ana memesi görülürse ana arının zayii edildiği
veya sakatlandığı ,bu nedenle yeni bir ana yetiştirmeye
çalıştırdıkları anlaşılır.Ana zayii olma ihtimali %2-3
arasını geçmez .
Devlet
ve diğer sektörlerce açılan arıcılık kurslarında aktarma
ameliyesinin gösterilmesi kursiyerlerin yetişmesi ,arıcılığa
başlama heveslerinin artması vs. nedenlerle son derece
de yararlıdır.
OĞUL SATIN
ALMAK SURETİYLE ARICILIĞA BAŞLAMAK
Fenni
arıcılığa başlamak için en kolay bir usuldür.Oğulların
çok kuvvetli olması lazımdır.İyi bir oğul 1,5-2 kilodan
aşağı ve insan kafasından küçük değildir.Tay kafası ve
hatta manda kafası büyüklüğündeki 4-5 kiloluk oğullara
paha biçilmez.
Mümkün
mertebe Nisan ve Mayıs ayında çıkan oğulları almalıdır.Erken
çıkmış kuvvetli bir oğul daha o yıl arıcının yüzünü güldürür.Gündönümünden
sonra çıkan oğullar değersizdir.Bilhassa Anadolu da yaz
ayları kurak gittiğinden geç çıkan oğul arıları bal vermek
şöyle dursun ekseriye kışlık gıdasını da temin edememekte
ve hatta petek inşa ederek yuvasını yapamamaktadır.Bu
konuda atalarımız “ Anıza ekilen darıdan,gündönümünden
(22 Haziran) sonra oğul veren arıdan ,kocasından sonra
kalkan karıdan hayır gelmez” demişlerdir.İyi bir bakım
ve şurupla besleme sayesinde ,geç çıkan zayıf oğullar
bile,size iyi bir damızlık ve başlangıç olabilir.Bir çok
özel ve resmi teşekküller oğul arısı satışları yapmaktadırlar.Arı
edinmek artık yurdumuzda da kolaylaşmaktadır.
ARILI
FENNİ KOVAN ALMAK SURETİYLE ARICILIĞA BAŞLAMAK
Fenni
kovan satın alırken içerisini açıp görmek,ananın mevcut,genç,yaşlı
olup olmadığını anlamak,kuvvetini ve değerini tespit etmek
mümkündür. İlkbaharda Nisan sonundan evvel alınan fenni
kovanlardaki arılar 5-6 çerçeveyi kaplamış ve asgari 3
çerçevesinde yavru var ise bu gibi aileler kuvvetli ve
mükemmel bir damızlık sayılır. Alınacak arılı fenni kovanın
çerçevelerinin,çalışılmak istenen fenni kovan çeşitlerinden
hangisi seçilecekse ona uyup uymadığı nazara alınmalıdır.Uymadığı
taktirde mümkünse yalnız arıya çerçevelere pazarlık yapmalı,kovanı
satın almamalıdır.
İlkbaharda
arılar uçuşa başladıktan sonra kovan alınırsa bunu en
az 5 km. uzak bir yerden satın almalıdır. Çünkü daha yakın
mesafelerden satın alınan kovanların dış işlerde çalışan
arıları ,uçuşa çıktıkları zaman yeni yerlerine gelmeyip,eski
alıştıkları yere gideceklerinden satın alınan kovan zayıf
düşer.Satın alınan kovanları akşam veya sabah serinliğinde
nakletmeli ve arıların dışarıda olmadığı saatlerde kapamalıdır.Kovanın
havasız kalarak arıların içeride bunalmamalarını ,gümeçlerin
yumuşayarak dökülmemelerini ve içeride hasıl olacak sıcaklıktan
ve gümeç dökülmelerinden arı ve yavru telefine meydan
verilmemesini temin için,uçma deliklerini ve hatta kovanın
üst veya arka kısmını açarak örme tel'le kapatmalıdır.
ARICILIĞA
YENİ BAŞLAYANLARIN YAPTIKLARI HATALAR NELERDİR.
Arıcılığa
yeni başlayan amatörlerin yaptıkları hatalarını bilmelerinde
fayda vardır.Biraz nazari malumat edindikten sonra birkaç
çerçeveli kovanla işe başlayanların dikkat etmesi gereken
bazı önemli hususlar vardır.Bunlardan birkaçını özetleyelim.
Fenni
arıcılığın inceliklerini ve sırlarını iyice öğrenmeden
hemen kovan sayılarını arttırmaya çalışırlar .Kovan adedini
arttıracağım derken de tatbikatta öğrenmeleri gereken
birçok hususlar üzerinde durmazlar.Arıcılık her şeyden
evvel arıcılık yapılan bölgenin çiçek durumu ile ilgili
olduğundan, iyi gözlemlerde bulunularak çevrenin arıcılık
yönünü tetkik etmelidir..Yurdumuzda çiçek durumu ve çiçeklerin
nektar salgısı hava şartları ile çok yakından ilgili olduğundan
çevrenin yağış alma durumunu tetkik başta gelmelidir.Unutulmamalıdır
ki ürünlerin yetişme devresinde 400 mm .den az yağış alan
yerlerde bal derleyebilmek koşulları zayıftır.Acemi arıcılar,arılarından
çok sayıda tabii veya suni oğul almak arzusuna kapılırlar.Halbuki
en iyi şartlarda dahi arılardan 1-2 den fazla oğul almak,arıcının
başarı şansını kısıtlayacaktır.Arıların açlıktan sönmez
üzere oldukları zamanda dahi arıların kovanlarına bal
taşıdığı kanısındadır ki; bir bölgenin bal toplama zamanı
ancak birkaç hafta devam eder.Arıcı bütün gücü ile bu
bal toplama devresinde arıların kovana çok nektar taşıyabilmeleri
için gerekli hazırlığı yapmış olmalıdır daha önceden.Bu
da çevresinin büyük bal toplama zamanı iyice tespit etmesi
ve bu günler kovanlarındaki arı sayısını 40-50 bin gibi
yüksek bir mevcutla çıkarması gereklidir.Kış veya ilkbaharda
birkaç arıların sönmesi veya yaz ve sonbaharda birkaç
arıların güve kurdu tahribatına uğrayarak kovanı terk
etmesi gibi durumlardan müteessir olarak cesaretleri kırılır.Çok
kötü ve anormal giden bir mevsim sonucu olan bu durumlarda
arıcı ümidini yitirmemelidir.Arılara gündüz şerbet vermek
yağmacılığa sebep olmak ,işçi arı sürfelerini,havi gümeçlerin
kıymetini bilmemek,erkek arı sürfelerini havi gümeçlerini
kovandan çıkarmamak veya başka suretle değerlendirilmesini
düşünmemek gibi hatalardan da yeni arıcılar sakınmalıdır.Yeni
arıcılar değişik ölçüdeki çerçeveleri havi kovanlarla
da çalışmamalıdırlar.Daha önceden çerçevelerdeki eski
ve bilgili arıcılarla temas ederek o çevreye en uygun
kovanı seçmeli ve devamlı o tip kovanlarla çalışmalıdır.
BÖLÜM
5
OĞULLAR
KOVANLARIN
OĞUL VERMESİ
Bahar
mevsimi arıların çoğalmasına müsait giden senelerde ,kovandaki
arı sayısı süratle artarak arı ailesi pek kuvvetlenir.Arılar
kovanda pek sıkışık bir duruma girerler.Bu taktirde nesillerin
devamı içgüdüsü ile oğul verme hazırlığına geçerler.Bu
amaçla ,peteklerin alt veya yan kısımlarına ana bahsinde
anlatıldığı üzere ana memeleri yaparak burada ana yetiştirmeye
başlarlar.İşte bu ana memelerinin hücresi kapatılıp ta
yeni ana çıkmasına birkaç gün kala,kovandaki eski ve yaşlı
ana arı,etrafına toplandığı her yaştaki bir kısım arı
ile kovandan çıkarak havada bir bulut kümesi gibi 2-5
dakika şaşkın ve kararsız dolaşırlar ve sonra ana arının
konduğu bir ağaç dalı ,saçak,duvar gibi yerde ananın etrafında
üzüm salkımı gibi toplanırlar.Bu olaya arılar oğul verdi
denir.
Bu ilk
çıkan oğula birinci oğul denir.Birinci oğuldan 7-8 gün
sonra 2.oğul ve aile kuvvetli ise ikinci oğuldan 3-5 gün
sonrada 3'ücü ve hatta yine 2-3 gün ara ile 4'üncü 5'inci
oğullar çıkabilir.Birinci ve ikinci oğullar kuvvetlidir..bir
insan ve hatta at kafası büyüklüğün de salkım halindedir.Ondan
sonraki son oğullar azdır.Yaz aylarından evvel Nisan ve
Mayıs aylarında çıkan birinci,ikinci oğullar çok kıymetlidir.O
sene bol bal ve hatta mevsim iyi giderse bu oğullar da
torun oğul verirler.
KOVANLARIN
OĞUL VERECEĞİ NASIL ANLAŞILIR ?
Kovan
açıldığında peteklerin alt ve yan kısımlarında görülen
ana memeleri kovanın oğul vereceğinin en belirgin işaretidir.Oğul
verecek kovanların önünde arılar toplanarak kovan gövdesi
üzerinde veya uçma tahtası altında yığınakta yaparlar.Bu
durum bazen çok sıcak ve rutubetli yaz aylarında da görülebilir
ki bunu mutlak oğul verecek diye algılamamalıdır.Akşamleyin
kovanlara kulak verip bir iki dakika dinlendiğinde,oğul
verecek kovanlarda ördeklerin ötmesine benzer bir şekilde,derinden
pek bariz bir seste işitilebilir.Bu anaların sesidir.Oğul
arıları kovanı terk ederken kursaklarını bal ile doldurmuş
bulunduklarından insanı pek sokmazlar. Korkmamalıdır.Yakalanıp
yerleştirildikleri yuvalarında,bu sayede derhal petek
inşa etmeye başlarlar.Kuvvetli kovanlar 1 gecede 1 çerçeve
temel peteği kabartabilir ve ilk oğul da döllenmiş eski
ana bu petek gözlerine o gece yumurta dahi bırakabilir.
OĞULLAR
FENNİ KOVANA NASIL YERLEŞTİRİLİR.
Birinci
oğulların anası yaşlı olduğundan ,genellikle pek uzaklara
gitmez.Kovanın 5-10-20 metre çevresinde bir yere konar.
Sonraki oğulların anası genç ve hafif olduklarından daha
uzaklara kaçabilirler.Bunun için,kovandan çıkan oğul,daha
arılığın üzerinde,şaşkın ve karasız kavisler çizerek,bir
istikamete yönelip gitmeden ;Arılıkta varsa oğul otu koparıp
yapraklarını elde ezip oğuşturmak veya oğul çeken ilacını
uygun bir yere,dala ve hatta havaya püskürtmek onun çok
yakın bir yere konmasını %90-95 ihtimalle sağlayabilir.
Halkımız
teneke çalmak,toprak atmak gibi davranışlarda bulunurlarsa
da bunun önemi ,etkisi yoktur.En iyisi yağmur geliyor
hissini vermek için su püskürtmektir.Bu bir maşrapa ile
de havaya atılabilir.Ana arının bir kanadını da daha önceden
1/3 oranında kesmek uzaklara kaçmasını önler ise de,ananın
toprağa düşüp kalmak ihtimali ile uğraşının güçlüğü nedeni
ile önerilmiyor.Herhangi bir nedenle anasını kaybeden
bir oğul tekrar eski kovana döner.Oğullar genellikle havanın
güzel,sakin ve rüzgarsız olduğu bir günde sabah saat 8'den
,öğleden sonra saat 15-16'ya kadar çıkmaktadır.Sıcak ve
nemli havalarda sabah 7'den akşam 18'e kadar çıkabilir.
SUNİ OĞUL
NEDİR ?
Arıların
tabii oğul vermelerini beklemeyip gözetlemeden,bizzat
arıcı tarafından,dilediği zamanda alınan oğula suni oğul
denir.
SUNİ OĞUL
NASIL ALINIR?
Pek çok
yöntemleri vardır.Kuvvetli tek bir kovandan alınabileceği
gibi iki ve daha çok kovandan alınabilir.Esas olan her
yaştaki arı ve yavrularla 4-6 çerçevelik bir kovancık
elde etmektir.10 çerçeveli kovandan alınırsa ,5 çerçeve
akşamüzeri arıları ile beraber alınarak diğer kovana konulur.Uzağa
götürülecek ise bir çerçeveden de ayrıca arı silkmek faydalıdır.Tarlacı
arıların eski kovanlarına dönmemesi için suni oğulları
10-15 gün en az 5 km.lik uzak bir yere götürmek başarılı
olur.İki kovandan alınmak gerekirse,birisinden yalnız
arı,diğerinden de yalnız yavrulu ballı polenli çerçeve
alınır.Suni oğul alındığında muhakkak ki ailenin birisi
anasız kalacaktır.Bu anasız,öksüz aileyi analandırmak
için şu dört husus göz önüne alınır.a)Hazır ana vermek.b)
Yumurta ve günlük kurtluklu çerçeve vermek. c) Zayıf ,analı
bir kovanla birleştirme yapmaktır. D) Kapalı gözlü ana
memesi vermek.
Sunu oğul
alınacak kovan,bol ve iyi yumurtlayan anaya sahip, arıları
halim selim munis,bal toplama ve depo edebilme kabiliyeti
yüksek,çok ve sık oğul vermeyen,arılıkta arıcının gözdesi
iyi cins arılardan olmalıdır.Hırçın ve çok sokucu,yağmacılığa
düşkün,8-10 çerçeveden az arı kovanlarından asla suni
oğul alınmamalıdır.Yukarıdaki hususlar göz önüne alınarak
,ilkel kovanlardan da yalnız arı almak suretiyle suni
oğul alınabilir.
SUNİ OĞULUN
FAYDALARI
Biliyoruz
ki arıların oğul verme hadisesi yani oğulun kovandan çıkıp
dala konması 2-3 dakika gibi kısa bir zamanda olmaktadır.Biz
bu kısa zamanda arımızın oğul verdiğini görmediğimiz taktirde
,aylardır büyük ümitlerle beklediğimiz oğulu kaçırabiliriz.Arılarımızdan
suni oğul aldığımız taktirde böyle arıcıyı üzücü bir ihtimal
mevcut olmaz.
Kuvvetli
kovanlarımızdan mevsimin en çok çiçekli zamanında,mesela
Nisan'ın ikinci on beşi ve Mayıs ayında sunu oğul alabiliriz.Ve
bu sayede de oğul arılarından o sene bol ürün alabiliriz.
Suni oğulları
istemediğimiz anda ve mesela boş olduğumuz bir hafta tatilinde
alabiliriz. Ve her türlü hazırlığımızı o gün için ihmal
edebiliriz.Halbuki beklemediğimiz bir günde çıkan tabii
oğul bizi şaşırtabilir.Kovanımız,suni petek takılmış çerçevelerimiz
o gün için hazır olmayabilir.Veya o günkü mühim bir işimiz
bizi oğulu almaktan vaz geçirebilir.Bu sebepten de suni
oğul almak faydalı olur.
Arılarımızın
tabii oğul vermelerini beklemeden suni oğul alarak kovanlarımızın
sayısını arttırabiliriz.
TABİİ
OĞULUN ZARARLARI
Oğul mevsiminde
arıcıyı sabahın 8'inden akşamın l6'sına kadar arılıkta
beklemeye mecbur eder.Arıcı bu dönemde beklemezse oğullar
kaçar gider.
Tabii
oğul,anaç kovanın bal verimini son derece azalttığı gibi
güve kurtlarının tahribatına en müsait ortamı da hazırlar
ve anaç arıyı sönmeye mahkum eder.
Tabii
oğul bazen alınması çok güç ve hatta imkansız olan yerlere
de konabilir.
Bazen
birkaç oğul birbirinin çok yakınına ve hatta üzerine konarak
arıcıyı çok müşkül durumda bırakır.
Tabii
oğulların çıkmasına 10 gün kala arı ailesinin çalışması
çok durgunlaşır.Yavaşlar.Tabii oğulun yapımı bölgenin
büyük bal toplama devresine rastlarsa,arıcı çok zarar
etmiş olur.
TABİİ
OĞULUN İYİ VE FAYDALI YANI YOK MU ?
Elbette
var.Yukarıdaki zararlarını göz önüne almazsak tabii oğullarda
ki arı mevcudu az bile olsa,oğul kümesinin içinde her
yaşta ve her görevi yapacak arılar bulunduğundan,ve kovandan
çıkarken kursaklarını bal ile doldurduklarından dolayı
,yeni barınaklarını çok kolay inşa eder ve daha kısa sürede
kuvvetlenirler.
Birinci
oğuldaki ana arı çiftleşmiş olduğundan,bir gecede yaptığı
peteğe,ertesi gün bile yumurta bırakıp ailenin kuvvetlenmesini
sağlar.Tüm kovanlardan birinci oğulu alıp ondan sonra
oğul almamak çok büyük bir avantajdır.Ayrıca suni,oğuldaki
ana arı yetiştirme ,yumurtlamasını bekleme,ana arı ve
kafesi edinme,arama ,bulma ,kabul ettirme gibi uğraşılarda
yoktur.İyi bir bakım ve besleme ile,zayıf arı oğulları
da zamanla mükemmel bir damızlık anaç aile olabilir.
BÖLÜM
6
BAL ÜRETİMİ
GELİŞEN
ARI AİLELERİNE YENİ PETEKLERİN VERİLMESİ
Arı ailesi
gelişip kuvvetlendikçe birer ikişer adet yapay petekli
veya bir evvelki seneden balı süzülmüş kabartılmış petekler
ilave edilir.Petek ilavesi için kovan da mevcut çerçevelerin
ve bahusus en arkada veya en yandaki çerçevelerin tamamının
arılarca doldurulmuş olması gerekir.En yandaki çerçevede
yavru varsa ilave edilecek çerçeve hemen onun arkasına
konulur.Yavru yoksa bal,çiçek tozu veya arı ile dolu ise
bu takdirde ,o çerçeve en sona çekilerek onun önüne konulur.Yeni
ilave edilecek çerçeveleri ailenin ortasına koymak doğru
değildir.Alt kattaki çerçevelerin tamamı veya bir noksan
dolduğunda ve kuluçkalıktaki çerçevelerin üst tarafında
yeni beyaz petekler görüldüğünde kovana ballık dediğimiz
ikinci kat tüm çerçeveleri dolu olarak konulur ve örtü
tahtaları da bunun üzerine dizilerek kapak kapatılır.
Arıların
ikinci kata kolay çıkması için,ballığa 1-2 çerçeve ballı
yada yavrulu petek koymak ve ballık üzerini sıcak tutmak
faydalıdır.
BALLIĞIN
İLAVESİ
Alt kattaki
çerçevelerin tamamı veya bir noksanı dolduğunda ve kuluçkalıktaki
çerçevelerin üst tarafında yeni beyaz petekler görüldüğünde
kovana ballık yani ikinci kat ilave edilir.Ballıkta bölme
tahtası kullanılmaz.Sandık tamamen petekli çerçevelerle
doldurulur.Ballık konulurken,alt kattaki örtü tahta veya
bezleri alınarak üst kata konur.Arıları ballıkta çalıştırmak
için:Kovan standart Langstrot ise alt kattan bir iki yavrulu
veya ballı çerçeve alınarak üst kata konulur.Üsteki boş
çerçevelerde alttan alınanların yerine konur.Bu saye de
hem arıları yukarıda çalışmayı mecbur eder ve hem de bala
bıraktığımız bu kovanın oğul vermemesine yardımcı oluruz.Ana
arıya yeni yumurtlama alanı açmış oluruz.Bala bırakılan
kovanlarda mümkün mertebe oğul arzusunu söndürmek şarttır.Yarım
ballıklı kovanların arılarını üst katta çalıştırmak için,ballık
çerçevelerine ya aşağıdan bir çerçeve yavrulu gömeç çıkarılarak
monte edilir.Yahut ta bir müddet ballık altta ,kuluçkalık
üstte bırakılabilirside ; tam zamanında ballık atılan
kuvvetli kovanlarda bunlara gerek duyulmaz.
BAL HASADI
Fenni
arıcılıkta kovandan senede 2-3 defa bal hasat edilebilir
.Gerek ballıkta ,gerekse kuluçkalığın yan tarafındaki
iyice olgunlaşmış balları lüzumunda alabiliriz.Alınan
bu ballı çerçeveler yerine ya suni petekler konur,yahut
ta balı sızdırılmış kabartılmış petekler konur.Mevsim
müsait giderse bu hazır peteklere arılar kolaylıkla yine
bal doldururlar.
Ballık
tamamen dolduğunda;Gövdeden ayrılarak kovanın civarında
bir yere konulur.Ballık üzerindeki örtü tahtaları alınmaz.Ballığı
alınan kovanın üzerine ya yedek örtü tahtaları ve ya bir
telis parçası koyularak kapağı kapatılır.Bundan sonra
ballık üzerindeki örtü tahtaları birer birer kaldırılarak
teker teker alınan ballı çerçeveler kovan kapısı önüne
getirilerek üzerindeki arılar silkilir .Kalan birkaç arıda
tavuk teleği veya arıcı fırçası yardımıyla kovan önüne
süpürüldükten sonra bu ballı çerçeveler kapalı bir sandık
veya odaya götürülür.Ballıktan çerçeveyi aldıktan sonra
yine hemen örtü tahtasını kapatmalıdır.
BALIN
OLGUNLAŞTIĞI NASIL ANLAŞILIR?
Balın
olgunlaştığını,çerçevedeki ballı gözlerin tamamen,yahut
ta hiç değilse 2/3 den fazlasını sırlamış olmasiyle anlaşılır.Arılar
ballı peteği üst tarafından sırlamaya başlarlar.Üzeri
sırlanmış olan çerçevedeki bal olgunlaşmamıştır. Olgunlaşmamış
ballar uzun müddet dayanmaz.Tahammür eder.Ekşir.Zayi olur.Balın
çabuk olgunlaşmasını temin etmek için,uçma deliğini genişletmek
ve yemleme deliğini açmak suretiyle kovanda mükemmel bir
havalandırma sağlanmalıdır.Akşamleyin ve gece kovan kapısı
önünde arıların yüzleri kovana dönük olarak kanat çırpması
baldaki fazla suyun uçmasını,dolayısı ile de balın olgunlaşmasını
temin içindir.Eğer çerçeveler dolmuş,balı olgunlaşmış,fakat
çerçevelerin alt kısmında birkaç santim sırlanmamış kısım
kalmış ise arılara şeker şurubu vermek suretiyle açık
petek gözlerinin sırlanması sağlanabilir.Hatırlanacağı
üzere tam sırlanmamış petekli balların satışa arzı.Gıda
maddeleri tüzüğüne aykırıdır.Satıştan ilgililerce her
zaman men edilebilir.
BALIN
SIZDIRILMASI
Bal güneşte
ve ateşte sızdırılsa da bu doğru değildir.En iyisi Bal
Süzme makin asında sızdırmaktır.Bu makine ,altı kapalı
,üstü açık bir soba gibidir.Bunun tam ortasında,şakuli
bir demir çubuk vardır.Bu demir çubuğu etrafında örme
telden 2-14 kadar dolap yapılmıştır ki süzülecek ballı
çerçeveler buraya konur.Demir çubuğun üst tarafında bulunan
dişli ve ona bağlanan bir kolu çevirmek suretiyle içerdeki
dolabın dönmesi temin edilir.İşte bu dolabın içine konulan
ve üzerindeki sırrı daha önce Bal bıçağı veya tarağı ile
bozulan ballı çerçeve içerisindeki bal ,bu süratli dönme
neticesinde çıkarak;galvanizli ve nikel saçtan yapılmış
soba gibi kazanın iç cidarına çarpar ve aşağıya sızarak
birikir.Alt taraftaki musluk açılmak suretiyle sızılmış
bal buradan alınır.Makineyi yavaş yavaş hızlandırarak
çevirmelidir.Çerçevenin bu yüzündeki bal tamamen bitmeden
makineyi durdurup çerçevenin öbür yüzünü çevirmelidir.Çünkü
diğer taraftaki balın tazyiki mumu bozar Bu yüz tamamen
bitince yarım bırakılmış yüz çevrilir ve bal tamamen sızıncaya
kadar makine işletilir.Sızdırılan ballar derin kaplar
içerisinde dinlendirilirse mum kırıntısı vs. gibi yabancı
maddeler yüze çıkar.
BALIN
ANBALAJI VE SATIŞI
Diğer
besin maddelerinde olduğu gibi balında taze olarak yenmesi
en faydalı şekildir.Süzme ballar satılmadan önce rutubetsiz
ve sıcaklığı 20 C civarında olan yerlerde muhafaza edilmelidir.Kış
mevsiminde süzme balların en fazla kristalize olduğu sıcaklık
10-17 C dır. Eğer ballar uzun müddet bekletilecekse 15C
‘ nin çok altında tutulmalıdır.Aksi halde renk,lezzet
ve enzimlerde değişiklik olur.26,5 derecenin üstünde saklanan
ballar ya hiç veya çok geç donarlar.
SÜZÜLEN
PETEKLERİN KOVANA VERİLMESİ
Son hasat
mevsiminde, bal sızdırma makin asından çıkarılmış olan
boş çerçeveler içerisindeki pek cüzi balın zayi olmaması
ve boş peteklerin ertesi yıla kadar kolaylıkla ve temizce
saklanması için bir ballığa çerçeveleri dizerek akşamüzeri
kovana verilmelidir.Arılar hem petek gözlerinde kalan
bal bulaşıklarını arılar ve hem de petekleri düzeltirler.
BOŞ PETEKLERİN
ERTESİ YILA KADAR MUHAFAZASI
Arıcının
en kıymetli sermayesinin kabartılmış petek olduğu ve arıların
bir kilo petek yapmak için asgari 10 kilo bal yemek mecburiyetinde
oldukları göz önünde tutularak kabartılmış petekleri ertesi
yıla kadar bozulmadan iyice muhafaza etmelidir.Boş petekler
ya her tarafı iyice kapalı sandık veya dolaplarda yahut
ta altı üstü iyice kapatılmış boş ballık veya kuluçkalık
sandıklarında muhafaza edilir.
Boş peteklerin
en büyük düşmanı Güve Kelebekleri'dir.10 derecenin altında
ki yerlerde saklanan petekler güvelenmez.Piyasada satılmakta
olan Arı Farma firmasının çıkarmış olduğu “ GÜVESET “
ilacı da kullanılmaktadır.
BÖLÜM
7
ARICILIKTA
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
ARICI
KÖRÜĞÜ
Arıcı
körükleri büyük.orta ve küçük boy olarak yapıldığı gibi,galvaniz
ve paslanmaz çelikten ve daha dayanıklı olması bakımından
vinlex yerine deriden yapılmaktadır.Kullanıldıktan sonra
içinin temizlenmesi ve yaş ıslak yerlerde bırakılmaması
şartıyla çok uzun seneler kullanılabilir.Körüklerin içine
önceden köz,kor ateş konulup üzerine yonca parçaları,kav,kuru
mısır koçanı,mukavva gibi bol duman verici maddeler üzerine
atılır. Ve arkadan körük elle sıkılarak duman püskürtülür.
Arılar
dumanı görünce telaşlanır ve ilk iş olarak kafasını peteklere
sokarak bol bal yutar.Midesi balla dolu olan arılarda
çok hırçınlık yapmaz,insanı sokmaz ve dağılmazlar.Körük
özellikle bal hasadında,bazen arı ailelerini birleştirmede,aktarma
ameliyesinde ,yağmacılık görüldüğünde ,çerçeve kulaklarına
toplanan arıları dağıtıp çerçeveyi kolay çıkarmada kullanılır.Kovan
açılırken önce hafif dalgalar halinde 2-3 defa uçma deliğinden
duman verilir.Sonra örtü tahtaları veya bezi kaldırılırken
duman verilir.Körükten alev ve kıvılcımlar saçacak şekilde
sert duman vermek doğru değildir.Arılar daha çok kızdırır
ve hırçınlaştırır.
ARICI
MASKESİ
Çok çeşitli
maskeler vardır.Yalnız başa geçirilerek boyun kısmından
bağlanan ‘BAŞLIK MASKELER' gövde ve kolları da koruyan
‘GÖMLEKLİ MASKELER',bütün vücudu kaplayan ‘TULUM MASKELER'
gibi.
Beyaz
Amerikan bezi ,patiskadan yapıldığı gibi daha kalın ve
muhtelif renkli gabardinlerden,madeni plastik veya tülden
yapılmış bol hava alacak, yavru ve yumurtaları görmeye
mani olmayacak şekilde kafes tellerinden yapılır.Tül ve
kafes tellerin beyaz değil koyu renkli olması gerekir
ki petek gözlerindeki yumurta ve kurtçuklar daha kolay
görülebilsin.Elbiselerin koyu renkli,kadife kıldan ve
yünden yapılmış olması da sakıncalıdır.Arıları kızdıran
bu malzeme ve koyu renkler yerine beyaz ve açık renkte
kumaşlar daha iyidir.Arılarla meşgul olurken terleyip
bunalmamak ,daha rahat,zevkli ve kolay çalışmak için maskeler
bol hava alacak şekilde ferah yapılmalıdır.
ARICI
ELDİVENİ
Arıcılara
özel suretle yapılmış,kol dirseğine kadar çekilebilen
eldivenlerde vardır.Bunlar deriden ve vinleksten yapılır.Eldivenlerin
bilek üstünden yukarı olan kısımları bezden yapılır ve
ucu lastikle boğulur.Piyasada çeşitli lastik eldivenler
satılsa da arılar ince olan bu lastiklerden iğnelerini
geçirirler.Elleri çok terletir.
EL DEMİRİ-KAZIYACAK
Yaklaşıp
3 cm. genişlik,25 cm. boyunda lama demirinden yapılmış,
her iki tarafı bıçak ağzı gibi inceltilmiş ve bir tarafı
2-3 cm. kadar 90 derecelik bir açı teşkil edecek kadar
kıvrılmış bir demir-çelik parçasıdır.Rahat tutulması için
ortadan 5-6 cm kadar bir kısmı her iki taraftan törpülenmiş
ve tıraşlanmıştır.Kıvrık kısmı iki çerçeve arasına sokulup
kanırtılarak iki çerçeveyi birbirinden ayırmayı ,düz kısmı
da çerçeve üst çıtası altına sokularak manivela gibi çerçeveyi
yukarı kaldırmaya yarar.
ARICI
FIRÇASI
Bal hasadında
çerçeve üzerinde kalan arılar süpürmeye yaradığı gibi,ağaç
gövdesi veya duvara konmuş oğul arılarını sepete süpürmede
ve aktarma ameliyesinde işe yarar .Fırça kıllarına bal
yapıştığında iyice yıkayıp,kurutulup bir naylon torba
içinde saklanırsa uzun ömürlü olur ve kılları dökülmez.Arılığınızda
fırça bulunmadığında kaz,hindi,kartal teleği,süpürge parçası
veya ot demeti de kullanılabilir.
ARICI
MAHMUZU
Uç kısmında
rahatlıkla dönebilen,ortası yivli ve yivin dış çıkıntıları
kertikli basit bir alet olup ,çerçevelere gerilen telleri,suni
peteğe kaynatmaya yarar.Bu amaçla,çerçeve içi ölçüsüne
göre yapılmış 12 mm. Kalınlığındaki üzeri çok iyi düzenlenmiş,zımparalanmış
bir tahta kalıp yapılır.Suni petek çerçeve üst çıtası
yivine tutturulduktan sonra teller üstte kalacak şekilde
mumlu çerçeve bu kalıp üzerine yatırılır.Tel üzerine bu
alet hafifçe bastırılarak telle suni petek kaynatılır.
Hava serinse,mahmuzun
sıcak su içinde veya ateş yanında tutularak ısıtılması
faydalıdır.Fazla ısıtmak veya tele mahmuzla fazla bastırmak,suni
peteğin kopmasına kesilmesine neden olur. 20-25 derece
sıcak bir oda veya havada iyi bir peteğe hiç ısıtmaya
gerek olmadan çok kolaylıkla tel peteğe kaynatılabilir.Alttaki
tahta kalıbın yüzeyi cilalı değilse petek tahtaya yapışabilir.Bunun
için suni petek arasından çıkan kağıdın tahta kalıp üzerine
konulması yapışmayı önler.
ARI YEMLİKLERİ
Pek muhtelif
çeşitleri vardır.İlkbahar ve sonbahar da arı ailelerini
kuvvetlendirmek ve açlıklarını gidermek için arıların
şuruplanmasın da kullanılır.Hepsinde göz önüne alınan
esas ,arılarda yağmacılığa meydan vermeyecek şekilde kapalı
bir kap içinde arıların azar azar ve kolaylıkla şekerli
şurubu almasını sağlamaktır.Galvaniz saç,plastik,ve tahtadan
yapılırlar.Şurubun çabuk soğumaması da en çok göz önüne
alındığından kovanın üstünden kapak altından verilen yemlikler
daha yaygın ve kullanışlıdır.Uçma deliği önünden ucu içeriye
girecek şekilde verilen plastik yemliklerde vardır. Bunlar
daha çok sıcak mevsimlerde kullanılır ki şurup hemen soğumasın.Soğuk
geceler arılar aşağıya inip alamadıkları gibi ,dışarıda
çabuk soğur.Yemlik uçma deliğinin önünden gündüz alınmazsa
yağmacılık tehlikesi olabilir.Kovan içinden verilen çerçeve
iki yüzüne tahta geçirilmiş yemliklerde iyidir.Şurupluma
yaparken örtü bezi veya tahtasını açmak gerektiğinden
arı yuvasını üşütme sakıncası vardır.Bunu önlemek için
yemlik üst çerçeve çıtasının orta kısmının açık yapılması
ve örtü bezi veya tahtasından açılan bir delikten huni
ile yemliğin doldurulması arıların üşütülmesini önler.Gezginci
arıların en çok kullandığı çeşittir.Kovan üzeri ürkü tahtası
ortasındaki delik üzerine konulan yassı yemlikler,iç kenarlarına
çıta çakılarak yükseltilmiş kapaklar altına konulabileceği
gibi ,ballıkları boş olarak koymak suretiyle de kullanılabilir.Arı
ailesinin üst tarafı en sıcak yer olduğundan bu tip yemliklerden
şurup alımı kolaylaşır.Bunların tek dezavantajı her defasında
kovan kapaklarını açıp kapamak külfettir.Uçma deliğinden
verilinde ise bu külfet yoktur.Yekpare örtü tahtasının
yanlarına ve ortasına çıta çakıp yapılan yemliklerde ucuz
ve kullanışlıdır.
BAL BIÇAĞI
Bal bıçakları
iyi cins nikelajlı çelikten 20-25 cm. uzunluktaki bıçak
kısmının altı düz ,üst kısmı balık sırtı gibi iki yana
meyil vermiş ,sapı elde çok rahat kullanılabilecek bir
şekilde yapılmıştır.Bal süzme makin asından geçirilecek
ola |